Referans
27 kalıp: idare ne yazıyor, günlük Almancada ne demek, Türkçesi ne. Bu sayfa okumak için — Amtsdeutsch geri yazılmaz.
Nasıl kullanılır
Elinde bir Bescheid varsa tamamını okumaya çalışma. Sırayla dört şeyi ara: karar (genelde ilk paragraf), gerekçe, dayanak (bir § " numarası), ve en sondaki paragraf — Rechtsbehelfsbelehrung. Sürenin yazdığı yer orası ve mektuptaki en önemli parça o.
Tam ders: Modül 07.
Amtsdeutsch neden böyle
İdari dil zor olmak için değil, itiraz edilemez olmak için böyle: isim yığını eylemi gizliyor, edilgen çatı özneyi gizliyor. Yani cümlede kimin ne yaptığı yazmıyor. Bir mektup anlaşılmıyorsa doğru refleks kelimeleri tek tek çevirmek değil — özneyi ve fiili geri istemek: Wer hat das entschieden?
| İdare böyle yazıyor | Günlük Almancası | Türkçesi ve notu |
|---|---|---|
| der Bescheid | die schriftliche Entscheidung | resmî karar yazısı. Bir Bescheid süre başlatır — tarihi hemen not et. |
| die Rechtsbehelfsbelehrung | der Absatz, der sagt, wie man sich wehrt | itiraz yolu bildirimi. Mektubun en sonundaki paragraf. Eksik ya da yanlışsa süren bir ay değil, bir yıl olur (§ 58 VwGO). |
| der Widerspruch | der offizielle Einspruch gegen den Bescheid | itiraz. Widerspruch einlegen — fiil budur. Süre: bildirimden itibaren bir ay (§ 70 VwGO). |
| die Frist | die Zeit, die man höchstens hat | süre. Kaçırırsan hak düşer — Almanya'da idarenin en acımasız kelimesi. |
| die Bekanntgabe / die Zustellung | wann der Brief bei dir angekommen ist | tebliğ. Sürenin başladığı gün budur, mektubun yazıldığı gün değil. |
| das Aktenzeichen | die Nummer deines Falls | dosya numarası. Her yazışmada ve her telefonda ilk söylenen şey olmalı. |
| rechtskräftig | endgültig, nicht mehr angreifbar | kesinleşmiş. Bir karar rechtskräftig olduysa itiraz kapısı kapandı. |
| unverzüglich | sofort, ohne schuldhaftes Zögern | gecikmeksizin. “Sofort” demek değil — “haklı bir sebep olmadan beklemeden” demek. Pratikte: birkaç gün. |
| İdare böyle yazıyor | Günlük Almancası | Türkçesi ve notu |
|---|---|---|
| der Antrag | das Formular, mit dem man etwas beantragt | başvuru. einen Antrag stellen — fiil budur, machen değil. |
| der Nachweis / der Beleg | das Papier, das etwas beweist | belge, kanıt. Nachweis daha resmî, Beleg daha çok fatura/fiş için. |
| die Unterlagen | alle Papiere zusammen | evraklar (her zaman çoğul). Tekili yok. |
| etwas beibringen / vorlegen | etwas mitbringen oder einschicken | belge sunmak. beibringen burada “öğretmek” değil — idare dilinde “temin edip getirmek”. |
| die Vollmacht | die Erlaubnis, für jemanden zu handeln | vekâletname. Eşi ya da çocuğu adına iş yapacaksan sorulur. |
| die Bescheinigung | das Papier, das etwas bestätigt | belge, onay yazısı. -ung ekiyle die — bu ekteki her kelime dişil. |
| die Mitwirkungspflicht | deine Pflicht, mitzuarbeiten | işbirliği yükümlülüğü. Bu kelime bir mektupta geçiyorsa uyarıdır: bir şey istenmiş, sen vermemişsin. |
| İdare böyle yazıyor | Günlük Almancası | Türkçesi ve notu |
|---|---|---|
| Sie werden gebeten, … vorzulegen. | Bitte schicken Sie uns … | “… sunmanız rica olunur.” Kibar görünen ama zorunlu olan bir taleptir. |
| Es wird darauf hingewiesen, dass … | Achtung: … | “… hususuna dikkat çekilir.” Arkasından gelen şey neredeyse her zaman senin aleyhine. |
| Von einer Erstattung wird abgesehen. | Wir zahlen nicht zurück. | “İadeden vazgeçilmiştir.” absehen von = bir şeyi yapmamaya karar vermek. En sinsi kalıplardan biri: ret cümlesi hiç özne kullanmıyor. |
| Ihrem Antrag kann nicht entsprochen werden. | Wir lehnen ab. | “Başvurunuza karşılık verilemez.” Yani: reddedildi. Bu cümleyi gördüğün an Rechtsbehelfsbelehrung paragrafını ara. |
| Der Bescheid ergeht vorbehaltlich … | Die Entscheidung gilt nur, wenn … | “Karar … şartına bağlı olarak verilmiştir.” vorbehaltlich = kaydıyla, şartıyla. Karar kesin değil demek. |
| Nach Aktenlage ist festzustellen, dass … | In den Papieren steht, dass … | “Dosya durumuna göre tespit edilmiştir ki …” Yani seninle konuşmadan, sadece kâğıtlara bakarak karar verdiler. İtiraz noktası genelde tam burada. |
| Sie können Einsicht in die Akte nehmen. | Du darfst deine Akte lesen. | “Dosyayı inceleme hakkınız vardır.” Bu bir hak ve çok az kişi kullanıyor. Einsicht nehmen in + Akk. |
| Wir setzen Sie hiervon in Kenntnis. | Wir informieren Sie. | “Bilginize sunulur.” jemanden in Kenntnis setzen = bilgilendirmek. Sadece süslü bir “haber veriyoruz”. |
| İdare böyle yazıyor | Günlük Almancası | Türkçesi ve notu |
|---|---|---|
| Nominalstil | Verben in Nomen verwandelt | Fiiller isme çevrilmiş: die Antragstellung erfolgt yerine man stellt einen Antrag. Çözüm: isimdeki fiili bul, cümleyi ondan kur. |
| Passiv ohne Täter | niemand ist verantwortlich | Edilgen çatı ve eylemi yapan yok: es wurde entschieden — kim karar verdi? Çözüm: telefonda tam bunu sor: Wer hat das entschieden? |
| Schachtelsatz | ein Satz mit fünf Nebensätzen | İç içe geçmiş yan cümleler. Çözüm: fiilleri işaretle. Almanca yan cümlede fiil sonda; kaç fiil varsa o kadar cümle var. Her birini ayrı ayrı Türkçeye çevir, sonra birleştir. |
| Kettenwort | ein Wort aus vier Wörtern | Aufenthaltserlaubniserteilung gibi zincir kelimeler. Çözüm: sondan oku: Erteilung (verilmesi) ← Aufenthaltserlaubnis (oturma izni). Anlam ve artikel son parçadan gelir. |
Birincil kaynak
Arbeitshandbuch „Bürgernahe Verwaltungssprache“ — Bundesverwaltungsamt. Devletin kendi memurlarına “böyle yazmayın” diye yazdığı el kitabı; tersten okunduğunda Amtsdeutsch sözlüğü. Ortadaki kolon tam olarak o kitabın önerdiği dildir. Süreler ve haklar için kanun metinlerine bakıldı: § 70 VwGO (bir ay) ve § 58 VwGO (bildirim eksikse bir yıl). Dilin neden böyle olduğu için GfdS.